Hüsn-ü Hat

Hüsn-ü Hat

Urfa’daki İslâmi dönem sanatları arasında önemli bir yeri olan hat sanatının en eski örnekleri Harran Ulu Camii kalıntıları arasındaki bazı mimari elemanlar ve Harran eski mezarlığında kazılar sonucu ortaya çıkartılan mezar taşlarında görülmektedir. Ayrıca Harran Kapısı kuzey cephesinde yer alan Eyyûbi nesihi ile yazılmış şerit kitabe, Eyyûbi Medresesi’nin kuzey duvarındaki çiçekli neshi kitabe ve Şeyh Mes’ûd Zaviyesi’nin sarnıç kitabesi, Urfa’daki hat sanatının XI.-XII. yüzyıl örnekleri arasında yer almaktadır.
Osmanlı döneminden kalma çok sayıda kitabe, mezar taşları, anıtsal yapılar ve evler üzerindeki dekorasyon amaçlı celi nesih, celi sülüs, celi ta’lik ve makıli tarzlarındaki kompozisyonlar zengin bir çeşitlilik göstermektedir.
Şair Sakıb’ın Halepli Bahçesi’nde kendi adına yaptırdığı köşkün ikinci kattaki büyük odasının iç duvarlarını dolaşan, mavi zeminli tahtalar üzerine beyaz boya ve ta’lik hattı ile yazdığı şiir, şairin hattatlık yönünü göstermektedir.
Urfalı hattatlardan 1860 doğumlu Ahmet Vefik Efendi ve öğrencisi Arabizâde Behçet Efendi (1893-1965), eserlerinin bir kısmını Osmanlı dönemi sonlarında, bir kısmını da Cumhuriyet döneminde vermişlerdir. Yazıları Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde adına ayrılmış bir salonda sergilenmektedir.
Günümüzde Mahmut Dörtbudak, Münib Görgün, Halil Kırıkçı, Abdurrahman Polat, Mustafa Kaçar, İsmail Kanbaz, Abdülkadir Kuşkıran, İ. Halil Umuç, M. Ali Caduk, Mustafa Parıldar, Ömer Sabuncu, Eyyüp Yıldız, S. İsmail Özbek, Orhan Kocabeyli hüsn-ü hat sanatını Urfa’da sürdürmektedirler.